Kayıtlar

Lizozom

Resim
Lizozom Alyuvalar hariç bütün hayvansal hücrelerde ve sıvı ortamda yaşayan tek hücreli canlılarda (amip, paramesyum gibi) bulunur. Etrafı tek katlı zarla çevrili olan lizozomların içerisinde protein, karbonhidrat ve lipit gibi molekülleri parçalayan sindirim enzimi bulunur. Lizozom oluşumunda sırasıyla ribozom, endoplazmik retikulum ve golgi aygıtı yer alır. Enzimler ribozomda sentezlenerek endoplazmik retikuluma verilir. Endoplazmik retikulumun kanallarıyla golgi aygıtına taşınan enzimlerin etrafı bir zarla çevrilerek paketlenir. Küçük keseler halindeki bu yapılara vezikül denir. Bu veziküllerin bazıları hücre içinde kalır ve lizozom organeline dönüşür. Yüksek yapılı bitki hücrelerinde lizozom organeli bulunmaz. Fakat içerisinde lizozoma göre daha az çeşitte ve miktarda enzim bulunduran kesecikler vardır. Lizozomların içerisinde 60 çeşit farklı enzimin bulunduğu belirlenmiştir. Bu enzimler hücreye alınan büyük moleküllerin parçalanmasını ve hücrenin kullanacağı hale dönüştür...

Golgi Aygıtı

Resim
Golgi Aygıtı İlk defa 1898 yılında İtalyan bilim adamı Camillo Golgi tarafından keşfedildiği için bu organel onun adıyla anılmaktadır. Golgi aygıtı, olgun alyuvarlar ve sperm gibi ökaryot hücreler ile bakteriler gibi prokaryot hücrelerde bulunmaz. Yapısal olarak endoplazmik retikuluma benzer. Fakat golgi aygıtının kanalları birbiriyle bağlantılı değildir ve üzerinde ribozom taşımaz. Golgi aygıtı üst üste dizilmiş kanal ve yassı keselerden oluşur. Endoplazmik retikuluma göre daha az yer kaplar. Golgi aygıtının görevi, endoplazmik retikulumdan gelen karbonhidrat, yağ ve proteinleri; glikolipit, glikoprotein ve lipoprotein gibi moleküllere dönüştürerek bir zarla çevreleyip salgılanacak duruma getirmektir. Dolayısıyla salgı üreten bez (tükürük bezi ve endokrin bezi gibi) hücrelerindeki miktarı fazladır. Endoplazmik retikulumda sentezlenen moleküller kesecikler içinde golgiye taşınır. Keseciğin golgi aygıtının zarıyla birleşmesi sonucu içindeki moleküller golgi kanallarına geçer. ...

Endoplazmik Retikulum

Resim
Endoplazmik Retikulum Sabit bir büyüklüğü ve şekli olmayan, dolayısıyla hücre içindeki miktarı sayı ile belirtilemeyen bir organeldir. Olgun alyuvar hücreleri dışında genellikle bütün ökaryot yapılı hücrelerde bulunur. Çekirdek zarından başlayarak sitoplazmaya hatta hücre zarına kadar uzanır ve hücre içinde birbiriyle bağlantılı olan geniş bir kanal sistemi oluşturur. Üzerinde ribozom taşıyan çeşidine granüllü endoplazmik retikulum , üzerinde ribozom bulundurmayan türüne de granülsüz ya da düz endoplazmik retikulum denir. Bir hücrede her iki tip endoplazmik retikulum aynı anda bulunabilir. Protein sentezinin yoğun olduğu hücrelerde granüllü endoplazmik retikulum, lipit ve karbonhidrat sentezinin yoğun olduğu hücrelerde ise granülsüz endoplazmik retikulum daha fazla bulunur. Endoplazmik retikulum, hücre bölünmesi esnasında kaybolur. Granüllü endoplazmik retikulum, zarları üzerindeki ribozomlar tarafından sentezlenen proteinleri Golgi aygıtına taşır ve burada proteinler, fon...

Mitokondri

Resim
Mitokondri Canlılar yaşamlarını sürdürebilmek için enerjiye ihtiyaç duyar. Bu enerji canlılarda hücresel solunum reaksiyonları ile sağlanır. Oksijenli solunum, ökaryot hücrelerde mitokondri organelinde meydana gelir. Bu nedenle mitokondriler, ökaryot hücrelerin ATP üreten enerji santrali olarak da tanımlanabilir. Mitokondriler çift tabakalı bir zar sistemine sahiptir. Mitokondrilerin iç ve dış zarı, içerisine protein moleküllerinin gömülü olduğu çift sıralı yağ tabakasından oluşur. Dış zar düz bir yüzeye sahip olmasına rağmen içte bulunan zar kıvrımlar yapmıştır. Krista adı verilen bu kıvrımlar mitokondrinin genişlemesini sağlar. Oksijenli solunum sırasında açığa çıkan ATP enerjisinin büyük kısmı kristalar üzerinde sentezlendiği için yüzeyin genişlemiş olması birim zamnda üretilen enerji miktarının da artmasını sağlar. Kritaların arasını yani mitokondrinin iç kısmını dolduran yarı akışkan sıvıya matriks adı verilir. Matrikste oksijenli solunumda görev alan bazı enzimler bulunu...

Sitoplazma ve Organeller: Ribozom

Resim
Sitoplazma ve Organeller Çekirdek ile hücre zarı arasını dolduran kısımdır. Sitoplazma yumurta akı kıvamındadır ve %70-90 oranda su bulunur. Sitoplazmanın yapısında suyun yanı sıra proteinleri yağlar, karbonhidratlar, enzimler, hormonlar, vitaminler, çeşitli mineraller ve tuzlar da bulunur. Yaşamsal faaliyetlerin bir kısmı sitoplazmada meydana gelirken bir kısmı organel adı verilen özelleşmiş yapılarda gerçekleşir. Sitoplazma içinde bulunan ve yaşamsal faaliyetlerin (solunum, beslenme, boşaltım vb.) yerine getirilmesinden sorumlu olan yapılara organel denir. Organeller; şekil, büyüklük ve yapı bakımından birbirinden farklılık gösterir. Bazı oraganeller sadece bitki hücrelerinde, bazıları da sadece hayvan hücrelerinde bulunur. Örneğin kloroplastlar hayvan hücrelerinde bulunmazken sentrozom ve lizozom gelişmiş bitki hücrelerinde bulunmaz. Ancak organellerin büyük kısmı hem bitki hem de hayvan hücrelerinde bulunur. Bazı organellerin çevresini saran bir zar sistemi bulunmazken bazı...

Hücre Zarı

Resim
Hücre Zarı Hücreyi cansız çevreden ve diğer hücrelerden ayıran yapıdır. Hücrenin iç ve dış ortamı arasındaki sınırı oluşturur ve kontrollü madde alışverişini sağlar. Hücre zarı seçici geçirgen bir yapıya sahiptir. Bu özelliği sayesinde bazı maddeler hücre zarından geçerken bazıları geçemez. Hücre zarı canlıdır, bu nedenle enerji gerektiren faaliyetleri gerçekleştirebilir. Hücre zarı esnek olduğu için şekil ve yüzey değişikliği gösterebilir. Ayrıca saydam olduğu için de hücre içindeki yapılar mikroskop yardımıyla görülebilir. Mikroskobik boyutta olan hücre zarının kalınlığı yaklaşık 100 A˚ kadardır. Bu kadar ince bir yapının ışık mikroskobunda tüm ayrıntılarıyla görülmesi mümkün değildir. Bilim insanları hücre zarı ile ilgili çeşitli modeller ortaya koymuştur. Günümüzde kabul gören akıcı-mozaik zar modeli , 1972 yılında S. J. Singer ve G. L. Nicolson tarafından açıklanmıştır. Fosfolipitler zarın yapısında iki sıra halinde dizilir ve akıcılığı sağlar. Protein molekülleri ise fo...

Gelecek CRISPR Cas9 İle Tasarlanacak

Resim
Gelecek CRISPR Cas9 İle Tasarlanacak Bakteriler, yaşam koşulları oldukça zor olan yerlerde bile üreyebilen hatta bulunduğu bölgeyi egemenliği altına alan bir türdür. Bakteri savunma sistemi; reseptör mutasyonu, restriksiyon modifikasyonu gibi genel bağışıklığın yanında, yazımızın konusu olan, son derece spesifik ve dış kaynaklı genetik materyallere karşı edinilmiş bağışıklığı sağlayan CRISPR-Cas9 mekanizmasına sahiptir. Bakterileri enfekte eden virüslere bakteriyofaj denir. Bakteri DNA'sında CRISPR bölgesi Cas genleri ve tekrarlı bölgelerden oluşur. CRISPR (Clustered Regularly Interspaced Short Palindromic Repeats) (Düzenli Aralıklarla Bölünmüş Palindromik Tekrar Kümeleri) ve ilgili proteinler (Cas) Kendine konak canlı arayan virüs materyallerine karşı etkin savunma sağlar. Bu mekanizma şu şekilde işler: Bakteri içindeki Cas proteini virüs DNA'sını kopyalar, Kopyaladığı DNA dizisini kendisinde bulunan CRISPR bölgesi ile karşılaştırır. Eşleşme olmazsa...